Aylık arşivler: Aralık 2014

Microsoft Spartan

Microsoft Spartan İnternet Tarayıcısı

Microsoft Spartan İnternet Tarayıcısı yeni nesil tarayıcı olarak tarihe geçiyor ve yıllarımızı geçirdiğimiz internet explorer tarih oluyor. Bilgisayar sistemlerinin vazgeçilmez ancak bir türlü kullanılmayan belki de tek ögesi ie artık tarih oluyor. Okumaya devam et

giydiği kıyafetler için

Kadınların en çok yaptığı ilişki hataları

İlişkinizin kötü gitmesinin nedeni, bazen farkında bile olmadan yaptığınız küçük hatalar olabilir. İyi bir ilişki için değiştirmeniz gereken davranışları yazdık. Okumaya devam et

Seksten daha çok zevk almak için zevk noktalarını keşfe çıkmak gerekiyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, erkeklerin üç G noktasını açıklıyor.

Erkeklerin G Noktası Bulundu

Seksten daha çok zevk almak için zevk noktalarını keşfe çıkmak gerekiyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, erkeklerin üç G noktasını açıklıyor.

Seksten daha çok zevk almak için zevk noktalarını keşfe çıkmak gerekiyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, erkeklerin üç G noktasını açıklıyor.

Seksten daha çok zevk almak için zevk noktalarını keşfe çıkmak gerekiyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, erkeklerin üç G noktasını açıklıyor.

Yaşamı renklendiren ve ilişkiyi daha keyifli ve eğlenceli bir hale getiren, bir sır gibi fısıldandığı için her türlü gerçek dışı söylemlere, hurafelere maruz kalmaya devam eden cinsellik, hayatın bir gerçekliği, beden ve ruh sağlığının en temel olgularından biridir. Ancak cinsellik ülkemizde gerek toplumsal gerekse ahlaki açıdan hala bir tabu olarak görülüyor ve bazen çözümlenmesi zor olabilen bireysel, ailesel ve toplumsal sorunlara neden olabiliyor.

Cinsellik kişiden kişiye değişiklik gösterse de, zevk alıp vermek, paylaşmak, iletişim kurmak ve neslin devamı için yapılması gerekli eylemleri içeriyor. Bu nedenle, hiçbir kadın ya da erkek cinselliği hayatından çıkarmak istemez. Aksine, cinsellikten daha fazla nasıl zevk alınabileceği konusunda ileri ve daha ileri gitmek ister. O zaman diyebiliriz ki, beden ve ruh olarak genel iyilik halinin vazgeçilmez bir parçası olan cinsel duygular, fanteziler ve arzular doğaldır ve bütün yaşam boyunca da var olacaktır.

Cinsellik; rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni paylaşabilme, ne olursa olsun bir şekilde boşalabilme bilim ve sanatı olduğuna göre, şu dünyadaki en güzel ve en özel alışveriş de olmalı.

Çiftler bu alışverişi nasıl gerçekleştiriyor? Elbette ki, zevk almak istedikleri ölçüde zevk vererek! Öyleyse çiftlerin daha çok zevk almalarının yolunu açacak olan zevk noktalarını keşfe çıkmaları gerekiyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri erkeklerin üç G noktasını açıkladı. İşte çarpıcı başlıklar:

Erkekleri uyaran 9 nokta
Erkeklerin vücutlarında onları baştan çıkarmak için hassas ve sinir uçlarına yakın 9 farklı erojen noktanın olduğuna dikkat çeken CİSED Onursal Başkanı Dr. Cem Keçe; “Bunlar penisin başı, alt dudağının dış kenarı, boynunun ön tarafı, göğüs uçları, ayak bilekleri, yumurtalıkların birleştiği çizgi, prostat noktası, perine ve frenulumdur.

Erkekleri sekse hazırlamada ilk önemli unsur olan kadının görüntüsü ve duruşudur. Kadınlar bunu kolaylıkla başarırlar ve erotik çağrışımlarla erkeklerin en büyük cinsel organı olan beyinlerini görsel açıdan etkilemeyi başarırlar. Seks yapmaya hazır hale gelen erkeklere ön sevişme sırasında kadınların yaptığı tutkulu dokunuşlar ve öpücükler onları hareketlendirmeye ve heyecanlarını artırmaya devam eder.

İşte bu süreçte kadınların erkeklerin daha hassas olan bölgelerini keşfetmeye çıkmaları gerekiyor. Bunun için ön sevişme sırasında ilk G noktası olan ve ‘frenulum’ olarak bilinen penisin hemen altındaki hassas bölgeye dokunulmalıdır. Sinir uçlarının yoğun olduğu frenulum, penisin hemen altındaki hassas bölgedir ve dokunulduğunda erkeklere kendinden geçirici bir his yaratabilir.

Erkekler heyecandan deliye dönmelerine neden olan frenulum dokunuşlarını çok severler, kalp ritimleri ve nefesleri hızlanır. Ayrıca erkeklerde penis başı çok daha erojen ve hassastır.

Uyarılmanın yüksek olduğu ikinci evrede penisin sertliğini daha uzun süre koruyabilmesi için ikinci G noktası olan ve ‘perine’ olarak bilinen yumurtalıklar ile makat arasındaki deri ikinci odak noktası olmalıdır. ‘Kışkırtıcı seks noktası’ olarak adlandırılan perineye yapılacak olan hafif ya da sert dokunuşlar erkeklerin daha derin zevk almalarına, sertlik kalitelerinin artmasına ve boşalma denetiminin daha kolay yapılmasına yol açar.

Son olarak erkeklerin makattan bir başparmağı uzaklıktaki noktaları olan ve üçüncü G noktası olarak bilinen ‘prostat noktası‘ çok uyarıcıdır. Prostat noktası uyarıldığında çift seks süresini uzatarak ve boşalma kontrolü sağlayarak seks hayatlarını daha doyurucu bir hale getirebilir.

Prostat noktasına kolayca ulaşabilmek için erkeklerin sırt üstü yatarak bacaklarını karın bölgelerine çekmeleri yeterli olur. Ayrıca prostat noktasının uyarılması için yapılan prostat masajı sertleşme ve cinsel fonksiyon problemlerinde yardımcı olur, hatta prostat kanserine karşı iyi gelebilir” dedi.

“Ya eşcinsel olursam” korkusu
Eşcinsel olma korkusunun erkeklerde sık görüldüğüne dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Dr. Cebrail Kısa; ” Eşcinsellik; biseksüellik ve heteroseksüellik gibi insanda tanımlanan cinsel bir yönelimdir. Uluslararası örgütlerce heteroseksüellik gibi sağlıklı bir durum olarak kabul edilen eşcinsellik; her şeyden önce bir cinsel yönelim farklılığıdır. Cinsel yönelim kişilerin seçimleriyle ile oluşan bir durum değildir. Bu nedenle eşcinsellik bir seçim veya tercih değildir ancak eşcinsel bir yaşam sürmek kişinin kendi seçimdir, tercihidir.

Fakat tüm bunlara rağmen, eşcinsellik korkusu sebebiyle erkeklerin çoğu perine ve prostat noktası hazlarını yok sayıyor, çok derin suçluluk duygularıyla kıvranıp duruyor ve ölümcül bir günah gibi gizliyor. Oysa G noktalarının uyarılması son derece doğal ve normal bir seks eylemidir. Bunu keşfetmiş ve yaşayan erkeklerin eşcinsellik gibi bir eğilimleri yoktur. G noktaları insan vücudundaki çok sayıdaki erojen bölgeden biridir. Ayrıca eşcinsellik kendi cinsinden duygusal olarak hoşlanma durumudur ve G noktalarının uyarılması erkekleri eşcinsel yapmaz. Çünkü erkekler de kadınların uyarıldığı göğüs uçları, kulak içleri gibi erojen bölgelerden uyarılabilirler” dedi.

“Ya kadınlaşırsam” korkusu
Cinsellikte aşk oyunları oynamanın önemine değinen CİSED Genel Başkan Yardımcısı Dr. Yasemin Yıldız, “Yasak elma olan G noktalarının uyarılması erkekleri eşcinsel yapmadığı gibi kadınlaştırmaz da. Ancak pek çok erkek ‘Ya kadınlaşırsam!’ korkusuyla G noktalarına uyarı yapılmasını istemez. Oysa G noktalarının uyarılması erkekleri çok daha olgun, çok daha özgüvenli, çok daha keyifli, çok daha erkek yapar” dedi.

G noktalarına dokunurken bunlara dikkat!
G noktalarının uyarılmasının erkeklerin kendi enerjilerini etkinleştirerek ruhlarını ve vücutlarını dinlendireceğine dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri Psikolog Serap Güngör, “G noktalarını uyarmak için devekuşu tüyleri, ipek kumaşlar veya kokulu yağlar gibi birçok araç kullanılabiliyor. Kadınlar erkeklerin G noktalarını keşfederken ve uyarırken dikkatli olmalı ve hemen sekse başlar başlamaz erojen bölgelerde gezinmeli, daha sonra G noktalarını uyarmalıdırlar. Kayganlaştırıcı veya o işlevi görebilecek kremler sürülmeli, dairesel hareketler yapılmalı ve çok yavaş olunmalıdır. Çünkü G noktaları çok hassastır, kadın kendini kaptırıp biraz sertleşirse erkeğin canını yakabilir. Bu da erkeklerin haz almasını azaltabilir, sekse olan konsantrasyonlarını dağıtabilir” dedi.

preg_replace

PHP ile birden fazla boşluğu silmek

Str_replace fonksiyonu ile metin içerisindeki boşluğu temizleyebilirsiniz. Ancak kelimeler arasında düzensiz boşluklar varsa ne yapacaksınız? Yani ilk iki kelime arasında iki boşluk, sonrakiler arasında dört boşluk, bazılarında bir boşluk v.b. İşte bu gibi durumlarda arka arkaya str_replace fonksiyonu kullanmanız gereksiz.
Okumaya devam et

CONTINUE HANDLER

MySQL’de Cursor Kullanımı – MYSQL Cursor Nedir?

MySQL’de Cursor Kullanımı – MYSQL Cursor Nedir?
MySQL de cursor tanımlamayı (DECLARE), tanımlanan cursor u erişime açmayı (OPEN), erişime açılan cursor üzerindeki verilerde dolaşmayı (FETCH) ve işlemimizi bitirdiğimiz cursor u kapatmayı (CLOSE) örnekler ile inceleyeceğiz. Herhangi bir tablodaki verileri where,like,group by,order by vb şekilde filtreleme yaparak yada hiç bir filtreleme yapmadan bütün verileri tanımlanan cursor değişkenine aktarabiliriz. Sonrasında ise tanımlanan cursor değişkenine aktardığımız yeni oluşan veri kümesi üzerinde dolaşarak istediğimiz kayıtlara erişmemiz ve bu kayıtlar üzerinde işlem yapmamız daha kolay hale gelmektedir. Cursor procedure,function yada trigger gibi methodların içinde kullanılmalıdır. Bunların dışında tanımlanmasına mysql izin vermemektedir. Bu yüzden örneklerimde bunların arasından procedure i tercih ettim. Procedure kullanımı hakkında bilgi edinmek için bu makaleyi inceleyebilirsiniz. Veritabanı yönetimi için MySQL Query Browser uygulamasını kullandım. Bu uygulamayı buradan indirebilirsiniz. Aşağıdaki gibi users adında örnek bir tablomuz olsun; Okumaya devam et

Indexleme nedir

Mysql Index Nedir ? Nasıl Kullanılır ?

Merhaba arkadaşlar, MySql’de Sorguların hızlı çalışmasını sağlamak Buradaki konunun ardından konu bütünlüğünü sağlamak amacıyla, şuan Sorgularımızı hızlandırmaya yönelik yapmamız gereken işlemler dizesinden mySQL Index hakkında bilgi paylaşacağım.
Okumaya devam et

PRAMİT SİSTEMİ (SAADET ZİNCİRİ) KONUSU:

Network Marketing İle Para Kazanmak Mümkün mü?

Öncelikle NETWORK MARKETING sisteminin, distribütörleri tarafından anlatılan (Kulağa mantıklı gelen) tanımını; sonrasında ise standart ticaretin akla mantığa hoş gelen tanımını inceleyelim. Eğer birileri size network marketing sistemi ile zengin olmayı vaat etmiş ise bu yazıya ayıracağınız 5 dk, yüzlerce dolarınızı kurtarabilir. Yaptığım her eleştirinin altını dolduracak nedenleri de paylaşacağım. OKUYUN

Standart Ticaret Sisteminde: Fabrikadan çıkan ürün, toptancı, bayi ve reklam ajansları tarafından çeşitli aracılar kullanılarak son tüketiciye ulaştırılır. Buna bağlı olarak ürünün üretim maliyetine ek +pazarlama maliyetleri doğar. Yani 10 liralık ham madde ile üretilen bir ayakkabı için önce reklam ajansına para ödenir. Ürünün birim maliyeti 11 lira olur. Sonra toptancıya 12 liraya satılır. Toptancı, aldığı ürünü 13 lira karşılığında bayiye satar. Perakende bayi de ürünü 15 liraya son kullanıcıya satar.

Network Marketing Sisteminde: 21. Yüzyılın ticaret sistemi olarak nitelendirilen network marketing sisteminde ise: satılan ürünlerin aracılar kullanılmadan, son kullanıcıya ulaşmasını sağlayan bir ticaret anlayışı vardır. Yani fabrikadan çıkan ürünü direk son satıcı alır ve son tüketiciye satar. Ortada toptancı, ajans, bayi gibi aracılar yoktur.

Bu şekilde aracılara ödenecek ek maliyetlerden sağlanan tasarruf ya ürünün fiyatını aşağı çeker ya da satıcı kişinin kâr marjını yükseltir. Yani ürünün 2 belirgin özelliği vardır:

1. ihtimal: Fiyatı düşük olduğu için çok kolay satarsınız. (Hatta ürün kendi kendini satar yahu 🙂 )
2. ihtimal: Fiyat düşük değildir ama satılan her üründen alınan kâr yüksek olduğu için sürümden kazanmakla uğraşmazsınız. (Bu da incik boncukla uğraştırmıyoruz havasıdır. Eğer yerseniz 🙂 )

PRAMİT SİSTEMİ (SAADET ZİNCİRİ) KONUSU:

PRAMİT SİSTEMİ (SAADET ZİNCİRİ) KONUSU:

PRAMİT SİSTEMİ (SAADET ZİNCİRİ) KONUSU:
“Biz saadet zinciri değiliz. Ortada satılan bir ürün var. Pazarlamanın neresi saadet zinciri olsun” şeklinde savunmalar duymuşsunuzdur. Ozaman kazanç tablosunu beraber inceleyelim.

Yukarıdaki tablonun en önünde duran cemaat lideri bay kırmızı, parayı götüren kurnazı simgeler. Cemaatin en ön safında yer alan maviler ise bay kırmızının kazancından en yüksek sadakayı alan kişilerdir. Arkadaki gri renkli üyeler ise mavilere sadaka; kırmızıya da bol para kazandıran sizlersiniz 🙂 (Sisteme ilk adımınızda malesef gri adam olacaksınız)

Kazanç Sistemi Şöyle İşler: Tepedeki adam birkaç tane sağlam alt üye bulur, onlara ürün paketini veya abonelik bedelini satıp yatışa geçer. İlk amaçları, yatırdığı sermayeyi geri kazanmak olan maviler de verdiği parayı kurtarmak için 3-4 adet alt üye bulur ve aynı paketi onlara satar. Maviler sattığı her üründen sadaka değerinde prim kazanır. Bu arada kırmızı para babası da mavinin sattığı her üründen prim alır. Eğer gri üyeler sermayesini geri kazanıp kara geçmeye başlayacaksa yeni üyeler bulup satış yapar. Bakın mavi de artık alt üyelerden prim kazanmaya başladı. Bu pramit böyle uzar gider. (Hesapta)
BU SİSTEM NEDEN KAZANDIRMAZ:

21. yüzyılın ticareti demişken, 21. yüzyılın müşterilerini de konuşmamız gerekir. Günümüzde insanlara bilinmeyen bir ürünü satmak çok zordur. Çünkü bilişim sektörü okadar ilerledi ki artık interneti cebimizde taşıyoruz. Ürün alırken TV reklamlarını referans kabul ediyoruz. Müşteri gözünde: eğer ürünün TV’de reklamı varsa firma ciddi bir yatırımcıdır ve ürünü de kalitelidir algısı vardır. Sadece tv değil. Gazete, reklam panoları vs ürünü sık sık bize gösteriyorsa artık o ürünün kaliteli olduğuna inanmaya başlarız. Doğal olarak satın almak için ille de daha öncesinde kullanmış birine sormamıza gerek kalmaz.

Bazen satın almak istediğimiz ürün dünyanın en iyi markası olabilir. Fakat biz yine de tek taraflı medya etkisinden tatmin olamaz ve internette kullanıcıların yorumlarına bakarız.

Örneğin: Bugün dünyanın en çok araştırılan cep telefonu Iphone’dur. Hakkında bir haber çıksın, bütün teknoloji siteleri konu eder ve yayınlar. Peki insanlar Iphone gibi bir markayı bile memnuniyet sorgusuna tutuyorken sizin network marketing ile pazarladığınız ürüne nasıl güvenecek? (Bunun cevabını birazdan vereceğim)

Tabi her ürünün medya etkisine veya kullanıcı yorumlarına bakma şansımız olmuyor. Bezen sadece bayinin prestiji ürünü almamız için yeterli sebep olabilir. Çünkü ortada bir işletme vardır. Yarın geldiğinizde aynı işletmenin aynı adreste olması da %99,9’luk bir ihtimaldir. Üstelik alacağınız ürünün faturası ve fişini de beraberinde alabilirsiniz. Dahası: dükkanın bir tabelası, kaşesi ve kartviziti vardır. Kısacası bir bayi bile tek başına kimlik sahibidir. Az çok profilini sergiler ve güven verir.

Peki sizin güven veren materyalleriniz nedir? İnsanlara öve öve anlatacağınız firmanız mı? Elinizdeki ürün bilinen bir marka da olabilir. Evet olabilir de sizin güven veren materyalleriniz neler? Siz olsanız bilinen bir ürünü mağazadan almak yerine eline katalogla dolaşan birinden almayı tercih eder misiniz?

Peki Size Kim Güvenir?

saadet zinciriDurun tahmin edeyim: En yakın çevreniz size güvenir. Eski okul arkadaşlarınız, akrabalarınız kısacası eş dost size güvenir. Onlara bir ürün satmak için çok fazla güven materyallerine ihtiyacınız yoktur. İşte tehlike tam da burada başlar. Sizi sisteme abone eden firmanın amacı budur. Eşinize dostunuza satın ister. Çünkü onlar da bilir: sizin tek başınıza bir bayi(dükkan) kadar geniş bir pazarınız olamayacaktır.

Çevrenizde AVON, ORİFLAME ve benzeri markaların temsilcilerini görürsünüz. Onların uzun süredir bu işi yaptığını da görebilirsiniz. Ama zengin olduklarını göremezsiniz. En iyisi bile cep harçlığından öteye geçecek para kazanamıyor. Sadece başarı hikayelerinde dinlersiniz. Asla göremezsiniz. Ki bu bahsettiğim firmalar Network Marketing konusunda en çok güvenebileceğiniz firmalardır. Ona rağmen sonuç ortada.

Facebookta 300-400 arkadaşınız olabilir. 2000 beğenisi olan bir sosyal medya sayfanız da olabilir. Buralardan da satarım diye düşünüyorsanız bunu hemen test edin. İnternetten bir ürün bulun ve bedavadan biraz pahalıya satmaya çalışın. Bakalım arkadaşlarınızdan kaç kişi ilgilenecek? Kaç kişi satın alma kararı verecek? Hadi satın aldılar; kaç kişi alt üyeniz olmayı kabul edecek?

Ayrıca, UNUTMAYIN:

Satış, pazarlama bir yetenek işidir. Bilgi ve tecrübe gerektirir. Vasıf gerektirir. Sizce tüm pazarlama uzmanları oturmuş sizin onu sisteme üye yapmanızı mı bekliyor. Zannetmem. Bence hepsinin çok güzel birer işi vardır. Dolayısıyla alt üye bulsanız bile vasıfsız kişilerden oluşacak. E vasıfsız satış danışmanı da bal yapmayan arıdan farklı değildir. Ne oldu peki? Kraliçe arı aç kalır 🙂

Sonuç:

Tek başınıza, tek tek insanlara dokunarak süreklilik arz eden bir satış kanalı oluşturmanız imkansıza yakındır. Kaynaklarınız çevrenizle sınırlıdır. Dolayısıyla eşinize dostunuza satış yapana kadar kazandığınızı zanneder; harcadığınız sermayeyi dahi geri kazanamadan enerjinizin ve müşteri potansiyelinizin bittiğini fark edersiniz.

Alt üyelere güvenmeyin. Çünkü onlarda sizle aynı kaderi yaşayacak ve sizi dolaylı olarak sütten kesmiş olacaktır.

İşte bu yüzden BU SİSTEM KAZANDIRMAZ.

İnternet Sitesi Açsam Olmaz mı?

Neden olmasın. Peki bir internet sitesi günlük belirli bir ziyaretçi elde etmek için hangi çalışmalara ihtiyaç duyar biliyor musunuz? Google’da üst sıralara çıkmanın en az 1 yılınızı alacağını biliyor musunuz? SEO çalışmaları ve teknik detaylar için birilerine para ödemek zorunda olduğunuzu biliyor musunuz? (Ziyaretçi kazanım süresini kısaltabilmek için)

Peki sitenizi sürekli güncel tutmak zorunda olduğunuzu biliyor musunuz? Gerçekten para kazandırabilecek bir web sitesinin nekadara mâl olacağını biliyor musunuz? Bilmiyorsanız araştırmanızı rica ediyorum. Oralara girersem hiç çıkamayız 🙂 Yine de bir ipucu vereyim. “Arkadaşımla gerçek bir e-ticaret sitesi açmak istediğimizde ortalama 8000 TL bütçeye ihtiyaç duymuştuk” Daha bunun kimlik kazandırma, dijital dünyada yer edinme çalışmaları var.

Netice olarak demek istediğim şu: Eğer bir pazar oluşturacak ve devamlılık arz eden satışlar yapacaksanız aracılara ihtiyacınız olacak. Dolayısıyla ek giderleriniz olacak ve fazla enerji harcayacaksınız. Çok fazla enerjiye ihtiyacınız olacak.

Yaparım Ne Olmuş? Para Kazanmak Kolay mı? Diyenler Okumaya Devam…

Sizi Sisteme Dahil Etmek İsteyen Kişinin Vaatlerini Hatırlayın:

Kolay yoldan para kazanmak
kendi işinin patronu olmak,
hiçbir aracıya para ödemek zorunda kalmadan yüksek kârla satış yapmak vs.
Peki halen daha kolay olduğunu düşünüyor musunuz? Patron olduğunuza inanıyor musunuz? Hiçbir aracı kullanmadan, ekstra yatırımlar yapmadan sürekli yeni müşteriler ve alt üyeler bulabileceğinize inanıyor musunuz?

Bu gibi firmalar size şunu da söyleyebilir:

Hiçbir yeteneğe ihtiyacınız yok!
Pazarlama uzmanı, satış danışmanı veya bu konuda tecrübeli olmanıza da gerek yok.
Peki bu maddeler ne kadar mantıklı? Hadi siz kendinizi ifade etme yeteneğinize güvenerek bu işe girdiniz. Alt üye bulmak bu kadar zorken, SATIŞ YETENEĞİ OLAN alt üye bulma ihtimalinize ne kadar güveniyorsunuz? Yeteneksiz adamların bal yapmayan arıya benzediğini söylemiştik. Peki bu durumda halen daha;

Hiçbir yeteneğe ihtiyaç olmadığına inanıyor musunuz?
Satış, pazarlama konusunda tecrübesiz kadronun özverili olabileceğine inanıyor musunuz?
Konuya sadece kendinizi değerlendirerek bakmayın. Bu sistemde kazanmak için alt üyelere muhakkak ihtiyacınız var.

UYANIN ve PARANIZI KURTARMAK İÇİN ARKADAŞLARINIZI SİSTEME DAHİL ETMEYE ÇALIŞMAYIN:

Dikkat edin. Bu süreç hep bir randevu ile başlar. Daha öncesinde hiç arayıp sormadığınız bir arkadaşınızı aramanıza bile sebep olabilir. Muhtemelen sizi de bir arkadaşınız böyle tavlamıştır:

-Seninle konuşmam gereken bir konu var. Proje var ve telefonda anlatamam. Kafan karışır. Şurda buluşalım.

Buluşursunuz ve arkadaşınız anlatmaya başlar. Sistem böyle işliyor. Şöyle piramit var vs. İlk etapta mantıklı gelse bile referans istersiniz.

-Bu işten gerçekten para kazanan var mı? diye sorarsınız.

Cevaplar hep aynıdır:

-Bir süre sonra çok ciddi kazanmaya başlıyorsun. Bak bizim takım lideri Ahmet’in şuanda 10 tane alt üyesi var. Adam king resmen. Bak sana bir fotoğrafını göstereyim. (Ahmet kesin tatilde kokteyl yudumlarken ya da lüks bir araba ile fotoğraf çekilmiştir. Bugün hepimizin bi ön kamera açmasına bakar 🙂 arabanın bizim olduğu yada kokteylin meyve suyundan ibaret olmadığı muammadır )

Arkadaşlarınız size Ahmet’in para kazandığını inanarak anlatır. Çünkü o da inanmıştır. Üye olup para ödediği için de artık kendi kendini inandırma psikolojisine girmiştir.

İknanın Psikolojisini yazan Prf. Robert B.Cialdini bu konuya kitabında yer vermiştir. Zaten pazarlama uzmanları tarafından da bilinen bir konudur:

Bir müşteri aldığı ürünün parasını ödedikten sonra artık o ürünün en doğru ürün olduğuna inanmaya başlar. Kendi kendine savunma geliştirir ve kazıklanmış olma ihtimalini yok sayar. Hatta ürün ile ilgili kendisine olumsuz bir özelliğini gösterdiğinizde sanki firma sahibiymiş gibi ürünü size methetmeye başlar. Savunur. Çünkü ona para ödemiştir. Aksini düşünürse kendisine “enayi” demiş olacaktır.

PEKİ BEN BUNLARI NERDEN BİLİYORUM. DAHA ÖNCESİNDE NETWORK MARKETING İŞİ YAPTIM MI?

Size kendimden çok kısa bahsederek bu yazıyı dikkate alıp almama konusunda fikir vermiş olayım.

3 farklı Network Marketing projesiyle yakından ilgilendim. Konuyla ilgili 100’lerce kaynakta araştırma yaptım. Herbalife’ın alt üye kazanımı için yaptığı toplantılara katıldım. Dönen dolapları not aldım ve eskiden ilgilendiğim bir blogda yayınladım. 122 adet Network Marketing mağdurunun yarasına tuz basmış oldum. (122 gelen yorum sayısı)

HAKKIMDA sayfasını okumanızı rica ediyorum. Maksadım ego şişirmek değil. Eğer bir konuda fikir veriyorsam hangi vasıfla size bunları aktardığımı bilmek en doğal hakkınız.

YİNE DE NETWORK MARKETİNG SİSTEMİNİ DENEMEK İSTİYORSANIZ SİZE TAVSİYEM

Arkadaş ve Akrabalarınızı Sisteme Dahil Etmeden Önce Düşünün:

Normalde aramadığınız (eski, liseden arkadaşınız vs) kişileri, “senle bir şey paylaşmam lazım” diyerek aramayın. Çünkü içinden “İşin düşünce arıyorsun” diyecektir.
Eşinize dostunuza üyelik satmadan önce yeni müşterilere nasıl ulaşabileceğiniz konusunda çalışmalar yapın. Bakalım ulaşabilecek misiniz?
Bir web sitesi veya blog açın. Sosyal medya sayfası da olur. Bakalım ürünlerinize ilgi olacak mı?
Ekşi sözlük, şikayetvar gibi samimi paylaşımların yapıldığı web sitelerinde mağdurların ne yazdığını okuyun,
Arama motorlarına, Network Mağdurları veya Network Aldatmacası yazıp karşıt görüşleri okuyup objektif olma konusunda iç muhasebenizi yapın.
Keza böyle bir mesleğin birçok kişinin karakterinde bozulmalara neden olduğu da tarafımca gözlemlenmiştir.

“Unutmayın:, emeksiz yemek olmaz. Bedava peynir sadece fare kapanında olur”

ekonomik borsa bilgileri

Güncel Son Dakika Türkiye Haberleri

Merhaba arkadaşlar, son günlerde yayılan İnternet haberciliği sektöründe öncü olan Son dakika Türkiye sitesinden sizlere bir açıklamamız var. Anlık olarak, Magazin, Medya, Spor ve Gündem haberlerini takip edebilirsiniz. Okumaya devam et

sesli arama özelliği

Whatsapp’ın sesli arama özelliği böyle olacak!

Popüler mesajlaşma servisi WhatsApp’a sesli arama özelliği geleceği neredeyse 1 yıl önce duyuruldu.
Hollanda merkezli web sitesi AndroidWorld, WhatsApp‘ın kendi sitesinde sesli arama özelliğiyle ilgili yayınladığı metin ve görsel kodlarını “ayıkladı” ve ortaya bu görüntüleri çıkardı. Okumaya devam et