Kategori arşivi: Sağlık Bilgisi

limon sarimsak

Limon Suyu ve Sarımsak Mucizesi – Faydaları

MALZEME:2 litre limon suyu,40 diş soyulmuş ve ezilmiş sarımsak,ağzı sıkı kapanan koyu renkli veya üzeri kağıtla kapatılmış bir kavanoz lazım.

Limonların suyunu iyice sıkıp kavanoza doldurunuz,soyulmuş 40 diş orta boy sarımsağı yıkamadan ve ezerek limonun içine atıp kavanozun kapağını kapatıyoruz,25 gün boyunca normal ılık bir yerde saklanıp hergün çalkalanacak,(sarımsaklar iyic erimiş olacak)25 gün sonra kavanozu açıp her sabah aç karnına yarım veya içebiliyorsa bir çay badağı içiyoruz.kavanoz bitene kadar içilecek,kapağı hep kapalı olacak,kavanoza asla su,şeker v.b karıştırlmayacak .Ancak çay bardğına aldığınız kısmını dilersek sulandırarak içebiliyoruz.Bunu içtikten sonra en az yarım saat birşey yiyip içilmeyecek,yarım saat geçtikten sonra kahvaltı yapılacak.Mümkünse her sabah aynı saatte içilecek.
Okumaya devam et

Seksten daha çok zevk almak için zevk noktalarını keşfe çıkmak gerekiyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, erkeklerin üç G noktasını açıklıyor.

Erkeklerin G Noktası Bulundu

Seksten daha çok zevk almak için zevk noktalarını keşfe çıkmak gerekiyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, erkeklerin üç G noktasını açıklıyor.

Seksten daha çok zevk almak için zevk noktalarını keşfe çıkmak gerekiyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, erkeklerin üç G noktasını açıklıyor.

Seksten daha çok zevk almak için zevk noktalarını keşfe çıkmak gerekiyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, erkeklerin üç G noktasını açıklıyor.

Yaşamı renklendiren ve ilişkiyi daha keyifli ve eğlenceli bir hale getiren, bir sır gibi fısıldandığı için her türlü gerçek dışı söylemlere, hurafelere maruz kalmaya devam eden cinsellik, hayatın bir gerçekliği, beden ve ruh sağlığının en temel olgularından biridir. Ancak cinsellik ülkemizde gerek toplumsal gerekse ahlaki açıdan hala bir tabu olarak görülüyor ve bazen çözümlenmesi zor olabilen bireysel, ailesel ve toplumsal sorunlara neden olabiliyor.

Cinsellik kişiden kişiye değişiklik gösterse de, zevk alıp vermek, paylaşmak, iletişim kurmak ve neslin devamı için yapılması gerekli eylemleri içeriyor. Bu nedenle, hiçbir kadın ya da erkek cinselliği hayatından çıkarmak istemez. Aksine, cinsellikten daha fazla nasıl zevk alınabileceği konusunda ileri ve daha ileri gitmek ister. O zaman diyebiliriz ki, beden ve ruh olarak genel iyilik halinin vazgeçilmez bir parçası olan cinsel duygular, fanteziler ve arzular doğaldır ve bütün yaşam boyunca da var olacaktır.

Cinsellik; rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni paylaşabilme, ne olursa olsun bir şekilde boşalabilme bilim ve sanatı olduğuna göre, şu dünyadaki en güzel ve en özel alışveriş de olmalı.

Çiftler bu alışverişi nasıl gerçekleştiriyor? Elbette ki, zevk almak istedikleri ölçüde zevk vererek! Öyleyse çiftlerin daha çok zevk almalarının yolunu açacak olan zevk noktalarını keşfe çıkmaları gerekiyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri erkeklerin üç G noktasını açıkladı. İşte çarpıcı başlıklar:

Erkekleri uyaran 9 nokta
Erkeklerin vücutlarında onları baştan çıkarmak için hassas ve sinir uçlarına yakın 9 farklı erojen noktanın olduğuna dikkat çeken CİSED Onursal Başkanı Dr. Cem Keçe; “Bunlar penisin başı, alt dudağının dış kenarı, boynunun ön tarafı, göğüs uçları, ayak bilekleri, yumurtalıkların birleştiği çizgi, prostat noktası, perine ve frenulumdur.

Erkekleri sekse hazırlamada ilk önemli unsur olan kadının görüntüsü ve duruşudur. Kadınlar bunu kolaylıkla başarırlar ve erotik çağrışımlarla erkeklerin en büyük cinsel organı olan beyinlerini görsel açıdan etkilemeyi başarırlar. Seks yapmaya hazır hale gelen erkeklere ön sevişme sırasında kadınların yaptığı tutkulu dokunuşlar ve öpücükler onları hareketlendirmeye ve heyecanlarını artırmaya devam eder.

İşte bu süreçte kadınların erkeklerin daha hassas olan bölgelerini keşfetmeye çıkmaları gerekiyor. Bunun için ön sevişme sırasında ilk G noktası olan ve ‘frenulum’ olarak bilinen penisin hemen altındaki hassas bölgeye dokunulmalıdır. Sinir uçlarının yoğun olduğu frenulum, penisin hemen altındaki hassas bölgedir ve dokunulduğunda erkeklere kendinden geçirici bir his yaratabilir.

Erkekler heyecandan deliye dönmelerine neden olan frenulum dokunuşlarını çok severler, kalp ritimleri ve nefesleri hızlanır. Ayrıca erkeklerde penis başı çok daha erojen ve hassastır.

Uyarılmanın yüksek olduğu ikinci evrede penisin sertliğini daha uzun süre koruyabilmesi için ikinci G noktası olan ve ‘perine’ olarak bilinen yumurtalıklar ile makat arasındaki deri ikinci odak noktası olmalıdır. ‘Kışkırtıcı seks noktası’ olarak adlandırılan perineye yapılacak olan hafif ya da sert dokunuşlar erkeklerin daha derin zevk almalarına, sertlik kalitelerinin artmasına ve boşalma denetiminin daha kolay yapılmasına yol açar.

Son olarak erkeklerin makattan bir başparmağı uzaklıktaki noktaları olan ve üçüncü G noktası olarak bilinen ‘prostat noktası‘ çok uyarıcıdır. Prostat noktası uyarıldığında çift seks süresini uzatarak ve boşalma kontrolü sağlayarak seks hayatlarını daha doyurucu bir hale getirebilir.

Prostat noktasına kolayca ulaşabilmek için erkeklerin sırt üstü yatarak bacaklarını karın bölgelerine çekmeleri yeterli olur. Ayrıca prostat noktasının uyarılması için yapılan prostat masajı sertleşme ve cinsel fonksiyon problemlerinde yardımcı olur, hatta prostat kanserine karşı iyi gelebilir” dedi.

“Ya eşcinsel olursam” korkusu
Eşcinsel olma korkusunun erkeklerde sık görüldüğüne dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Dr. Cebrail Kısa; ” Eşcinsellik; biseksüellik ve heteroseksüellik gibi insanda tanımlanan cinsel bir yönelimdir. Uluslararası örgütlerce heteroseksüellik gibi sağlıklı bir durum olarak kabul edilen eşcinsellik; her şeyden önce bir cinsel yönelim farklılığıdır. Cinsel yönelim kişilerin seçimleriyle ile oluşan bir durum değildir. Bu nedenle eşcinsellik bir seçim veya tercih değildir ancak eşcinsel bir yaşam sürmek kişinin kendi seçimdir, tercihidir.

Fakat tüm bunlara rağmen, eşcinsellik korkusu sebebiyle erkeklerin çoğu perine ve prostat noktası hazlarını yok sayıyor, çok derin suçluluk duygularıyla kıvranıp duruyor ve ölümcül bir günah gibi gizliyor. Oysa G noktalarının uyarılması son derece doğal ve normal bir seks eylemidir. Bunu keşfetmiş ve yaşayan erkeklerin eşcinsellik gibi bir eğilimleri yoktur. G noktaları insan vücudundaki çok sayıdaki erojen bölgeden biridir. Ayrıca eşcinsellik kendi cinsinden duygusal olarak hoşlanma durumudur ve G noktalarının uyarılması erkekleri eşcinsel yapmaz. Çünkü erkekler de kadınların uyarıldığı göğüs uçları, kulak içleri gibi erojen bölgelerden uyarılabilirler” dedi.

“Ya kadınlaşırsam” korkusu
Cinsellikte aşk oyunları oynamanın önemine değinen CİSED Genel Başkan Yardımcısı Dr. Yasemin Yıldız, “Yasak elma olan G noktalarının uyarılması erkekleri eşcinsel yapmadığı gibi kadınlaştırmaz da. Ancak pek çok erkek ‘Ya kadınlaşırsam!’ korkusuyla G noktalarına uyarı yapılmasını istemez. Oysa G noktalarının uyarılması erkekleri çok daha olgun, çok daha özgüvenli, çok daha keyifli, çok daha erkek yapar” dedi.

G noktalarına dokunurken bunlara dikkat!
G noktalarının uyarılmasının erkeklerin kendi enerjilerini etkinleştirerek ruhlarını ve vücutlarını dinlendireceğine dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri Psikolog Serap Güngör, “G noktalarını uyarmak için devekuşu tüyleri, ipek kumaşlar veya kokulu yağlar gibi birçok araç kullanılabiliyor. Kadınlar erkeklerin G noktalarını keşfederken ve uyarırken dikkatli olmalı ve hemen sekse başlar başlamaz erojen bölgelerde gezinmeli, daha sonra G noktalarını uyarmalıdırlar. Kayganlaştırıcı veya o işlevi görebilecek kremler sürülmeli, dairesel hareketler yapılmalı ve çok yavaş olunmalıdır. Çünkü G noktaları çok hassastır, kadın kendini kaptırıp biraz sertleşirse erkeğin canını yakabilir. Bu da erkeklerin haz almasını azaltabilir, sekse olan konsantrasyonlarını dağıtabilir” dedi.

sevgi hormonu

Cinsel İlişkinin Faydaları

Kendinizi psikolojik olarak iyi hissederseniz, bu bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye ve formunuzu korumaya yardımcı oluyor. Oysa iyi bir seks yapmak sağlığınız için size bundan daha fazlasını vadediyor. Pek çok kişi için yeni ve şaşırtıcı bir bilgi olsa da yapılan araştırmalar, seksin sağlığa yaptığı katkıları ortaya koyuyor. Bunlar neler mi?
Okumaya devam et

Vitamin E,B ve C açısından zengindir.

Antep Fıstığının Faydaları

Besin değerleri ve kalorisi yüksek bir besin olan Antep fıstığı bol miktarda protein ve mineral barındırır.
Adını,Yetiştiği ilden Gazi Şehrimizden yani Gaziantep’ten alan, antep fıstığı ağacının, yağlı ve ince kabuklu yemişine denir.
Günde 10-12 adet yenilen iç antepfıstığı,vücudun günlük yağ ihtiyacını karşılayabilmektedir.
Okumaya devam et

Kızlık Zarı Dikimi

Kızlık Zarı ve Kızlık Zarı Dikimi

Kızlık zarı yani Latince adı ile HYMEN, Yunan ve Roma mitolojilerinde Dionysus ve Afroditin oğlu olan “evlilik ve düğün tanrısı” dır. Gerdek gecesi bu Tanrı’ya adandığından kızlık zarı da aynı isimle anılmaktadır. (Bu tanrının özelliği, kanatlı olması ve elinde bir meşale taşımasıdır)

Himen yani kızlık zarı lokal anestezi altında tamir edilebilir. Kısa süreli tabir edilen dikişlerle yapılan ve birkaç gün içinde cinsel ilişkide kanamaya sebep olacak uygulamalar ciddi sıkıntılar doğurabilir. İlişki gecikirse dikişler açılır ve tamir yetersiz kalacağı için bekaret işareti olan kanama cinsel ilişki sırasında oluşmayabilir.
Okumaya devam et

labia majora

Kızlık Zarı Nedir ?

Kızlık zarı veya himen, kadınlarda vajinal açıklığı çevreleyen veya kısmen kaplayan zarımsı bir doku. Genellikle 2-3 cm kadar içeride ve 2-3 mm kalınlığındadır. Oldukça çeşitli şekiller alabilen bu doku genellikle hilal şeklindedir ve kılcal damarlarla çevrilidir. Himen adı Eski Yunan’daki evlilik ve düğün tanrısı Hymenaeus‘tan gelir.

Kızlık zarı, isminden dolayı zar gibi düşünülse de aslında bir zar değildir. Gebeliğin 7-12. haftaları arasında embriyoda dış cinsiyetin gelişmesi gözlenir. Bu sırada embriyodaki genital duvarlar birleşip yapışarak erkeklerde testis torbasını oluştururken dişilerde bu duvarlar ayrılarak küçük (labia minora) ve büyük (labia majora) dış dudakları oluştururlar. Ayrılma sonucunda ortada kalan zarımsı doku kızlık zarı adı verilen yapıları oluşturur.

Her 1000 kadından 1’i kızlık zarı olmadan doğmaktadır.Yapılan araştırmalara göre kadınların yarıya yakınında ilk cinsel ilişki sırasında kanama olmamaktadır.

Geçmeyen Kaşıntılar Mide Bağırsak Hastalığı Belirtisi Olabilir Mi?

natçı kaşıntıları önemseyin! Böbrek yetmezliğinden, karaciğer hastalıklarına kadar ciddi hastalıkların habercisi olabilen kaşıntı şikayeti, mide bağırsak hastalıklarının da arka planında kalan önemli belirtilerdendir. Memorial Antalya Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Serdar Akça, kaşıntı ile kendini gösterebilen hastalıklar ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Okumaya devam et

Vücutta Kaşıntı Sebebleri Nelerdir ?

Kaşıntının tıp dilindeki adı ‘pruritus‘tur. Vücudun genelinde ya da belli bir bölgede hissedilebilir ve inatçı kaşıntılar sinir bozucu bir seviyeye ulaşabilir. Bazı durumlarda kaşıntıyla birlikte ciltte kızarıklık ya da kabartı gibi başka belirtiler de görülür. Egzama benzeri cilt hastalıkları, alerjik reaksiyonlar, böcek ısırıkları, mantar enfeksiyonu, bağırsak parazitleri, sistematik hastalıklar ya da hormonal değişimler kaşıntının başlıca nedenleri arasındadır. Bağışıklık sistemindeki anormallikler, böbrek, karaciğer ya da tiroid bezi hastalıkları, tüm vücutta genel bir kaşıntıya neden olabilir. İsilik ya da kurdeşen dökmek de bilinen kaşıntı sebepleridir.
Çoğu vak’ada kaşıntının altında yatan rahatsızlık tedavi edildiğinde, kaşıntı da son bulur. Bu arada soğuk suyla yıkanmak, cildi nemlendirmek, cildi kaşındıracak türde giysiler giymemek, parfümsüz cilt bakım ürünleri kullanmak, kaşınan bölgeye kalamin losyonu sürmek veya soğuk kompres yapmak, biraz rahatlama sağlayabilir. Ayrıca antihistaminik ya da steroidli kremleri gibi, kaşıntı tedavisi için kullanılan ilaçların da faydası dokunabilir.
Alerji
Alerji nedeniyle oluşan kaşıntılardan genellikle, cildin temas ettiği bazı maddelere karşı tepki vermesi anlamına gelen ‘alerjik temas egzaması‘ sorumludur. Nikel takılar, dikenli bitkiler, kumaş boyası, lastik eldivenler ya da sabun, parfüm gibi kozmetik ürünlerin içindeki kimyasallar alerjiyi tetikleyebilir. Alerjenlere karşı harekete geçen bağışıklık sistemi nedeniyle yanma hissinin eşlik ettiği bir kaşıntı başlar.

Astım, egzama ya da saman nezlesine yatkınlığı olan kişilerde alerjik temas egzaması daha kolay gelişir. Tedavi için ilk önce cildin nelere tepki verdiği tespit edilmelidir. Cildi nemli tutmak ve anti-alerjik kozmetik ürünler kullanmak rahatlama sağlayacaktır.
Kuru Cilt
Ciltte sadece kaşıntı varsa ve bu belirtiye döküntü benzeri başka bir anormallik eşlik etmiyorsa, bu durumda genellikle cilt kuruluğundan şüphelenilir. Aslında ilerleyen yaşla birlikte cildin kuruması normaldir fakat kaşıntı işin içine girdiğinde, dış koşullar da etki ediyor olabilir. Havada nem oranının düşük olması, uzun süre klimaya maruz kalmak, merkezi ısıtma, klorlu su ya da çok fazla banyo yapmak gibi nedenlerden dolayı cilt kurumuş ve kaşıntı yapıyor olabilir. Bolca nemlendirici kullanmayı ihmal etmemek, iyi gelebilir.
Güneş Işınları
Güneş altında sadece 15 dakika klamak bile bağışıklık sisteminizin harekete geçmesi için yeterli olablir. Güneşe ilk çıkmanızdan sonra bir gün içerisinde ilk belirtileri görebilirsiniz. Özellikle göğüs ve kollarda küçük, kırmızı noktalar ve beraberinde kaşıntı, güneşe alerjik tepki verdiğiniz anlamına gelir. Oldukça yaygın görülen bir durumdur ve güneşe çıkarken dikkatli olmak en iyi çaredir.
Güneş alerjisi dışında, güneş yanıkları da cildin kızarmasına ve kaşınmasına neden olur.
Cilt Hastalıkları ve Enfeksiyonlar
Egzama, kepek, mantar, uyuz, sedef hastalığı, bit, kurdeşen, suçiçeği gibi pek çok cilt hastalığının belirtileri arasında kaşıntı da yer alır. Cilt hastalıkları nedeniyle meydana gelen kaşıntılarda, kaşıntı belli alanları etkiler ve kaşınan yerlerde kırmızı lekeler, deri tahrişi, pullanma ya da kabartılar görülebilir.
Kaşıntıyla birlikte deride bu tip anormallikler gördüğünüzde, mutlaka bir doktora görünerek rahatsızlığınızın ne olduğunu öğrenmek ilk adım olmalıdır. Cilt hastalığı için uygulanacak tedavi kaşıntıya da giderecektir.
Kurdeşen
Alerjenlere karşı vücut tarafından üretilen histamin adlı kimyasal, cilt hücreleri tarafından çok fazla salgılandığında kurdeşen ortaya çıkar. Ciltte beyaz ya da kırmızı, yaklaşık 1 cm büyüklüğünde kabarcıklar meydana gelir ve kaşıntı yapar. Akut ve kronik olmak üzere iki tür kurdeşene rastlanır.
Akut kurdeşen grip, soğuk algınlığı, böcek ısırığı ya da domates, ton balığı, muz benzeri bazı yiyeceklerdeki kimyasalların dokunması yüzünden oluşabilir.
Kronik kurdeşen ise 6 haftadan uzun sürer ve bağışıklı sistemindeki antikorların vücuda saldırıp histamin salgılanmasına yol açmasıyla meydana gelir. Alkol, stres ve yüksek tansiyon durumu kötüleştirecektir.
Menopoz
Hormonal değişimler sanki üzerinizde karıncılar dolaşıyormuş gibi, vücutta genel bir kaşıntıya neden olabilir. Bunun nedeniyle ilgili teorilerden biri, dalgalanan hormon seviyelerinin ciltteki sinir uçlarını etkilediği yönündedir. Beslenmenizde Omega-3 yağ asitlerini içeren gıdaları azaltmanız, bol su içerek ve nemlendirerek cildin kurumasını önlemeniz, stresten, güneş ışınlarından, sigaradan uzak durmanız ve uykunuzu almaya özen göstermeniz bu kaşıntıları dindirmede yardımcı olabilir.
Hamilelik
Bazı kadınlar hamilelik döneminde ortaya çıkan bir kaşıntı problemi yaşarlar. Özellikle karın, uyluklar, göğüs ve kollarda kaşıntı olur. Hamilelik ayrıca, egzama benzeri kaşıntıya neden olan cilt sorunlarını da tetikleyebilir. Hamilelikteki kaşıntılar genellikle doğumun ardından son bulur.
İlaçlar
Penisilin, ağrı kesiciler, mantar ilaçları, aspirin ya da antibiyotik gibi bazı ilaçlar kaşıntıya ve döküntüye neden olabilir. İlaçlar vücuda giren yabancı kimyasal maddeler olduğundan, vücut birkaç saat içinde alerjik bir tepkiyle yanıt verebilir. Bu durumda en iyi çare, doktorunuzla konuşarak ilacı değiştirmenizin mümkün olup olmadığını sormak olacaktır.
İç Hastalıkları
Karaciğer rahatsızlıkları, tiroid bezinin az ya da çok çalışması, Çölyak hastalığı, kronik böbrek hastalıkları, anemi (demir eksikliği), Hodgkin hastalığı (Hoçkin lenfoma) belirtileri arasında kaşıntıya da rastlanabilir. Bu tip hastalıklar söz konusu olduğunda kaşıntı genellikle bütün vücudu etkiler ve bölgesel değildir. Kaşımaktan dolayı tahriş olan yerler dışında, cilt normal görünür. Kaşıntıyla birlikte vücudun genelindeki diğer anormallikler de dikkate alınarak, bir doktora görünülmesi yerinde olur. Kaşıntının nedeni hakkında hiçbir tahmin yürütülemiyorsa, yine doktora başvurmak gerekir.
Kaşıntı İçin Ne Zaman Doktora Görünmeli
Çok şiddetli kaşıntılarda.
Uzun süren, günlerce geçmek bilmeyen ya da tekrar eden kaşıntılar varsa.
Kaşıntının yanı sıra sarılık, nefes almakta zorlanma ya da ciltte iltihaplanma gibi başka belirtiler de görülüyorsa.
Nedeni anlaşılamayan bir şekilde bütün vücut kaşınıyorsa.

Karaciğer Yağlanması – Hepatosteatoz Nedir ?

Merhaba arkadaşlar, Programlama üzerine makaleler yazmak için henüz fırsat bulamadım ancak çok sık sorulan sorulardan biriside alakasız olacak ama Hepatosteatoz nedir ? Grade II Nedir gibi sağlık bilgilerine dayanan yorumlar gelmekte. Aslında alakası olmayan kelimeler günlüğümle yinede gelen yoğun yorumlara istinaden Karaciğer Yağlanmasının Nedenlerinden yani Hepatosteatoz’dan bahsedeceğim. Okumaya devam et